Sahte Urfalı

Günün birinde adamın biri Urfa’da bir berber dükkânına havalı bir şekilde girer ve kendisi Urfalı olmadığı halde Urfalı olduğunu söyleyip iyi bir tıraş ve hizmette kusur edilmemesini ister. Tabi Urfalı berber bu numarayı yutmaz ve bir hikâye uydurur. Urfalı berber “geçen bir Urfalı geldi dükkâna. Susuz köpüksüz tıraş oldu. O ne biçim delikanlıydı öyle. Urfalı dediğin böyle olur” der. Bunun üzerine foyasının ortaya çıkmasından çekinen müşteri “Ben de Urfalıyım, o zaman ben de susuz tıraş olabilirim” der kararlı kararsız bir şekilde. Bunun üzerine bizim uyanık berber onu susuz, köpüksüz bir güzel tıraş eder. Tabi müşteri acılar içindedir ve yüzü kıpkırmızı olmuştur. Bizim uyanık berber bununla yetinmez ve şöyle der: “Yahu o, susuz köpüksüz tıraş olan arkadaş var ya. İşte o arkadaş ensesini de iple aldırdı” der. Müşterinin tıraştan kalan acısı daha geçmemiştir. Ancak yalancı durumuna da düşmek istememektedir. Müşteri bunun üzerine “ Ben de Urfalıyım ben de ensemi iple aldırabilirim” der. Berber başlar iple ensesini almaya. Tabi dayanamayacak duruma gelen müşteri çığlıklar içinde berber koltuğundan fırlar ve yok abi yok ben Urfa’nın kenar köyündenim deyip oradan hızla uzaklaşır.