iphone 1 625Peygamberler şehri olarak anılan Urfa’nın 8000 yıl öncesine kadar uzanan zengin bir târihi mevcuttur. Zira hazret-i Âdem ile Havva’nın bir müddet Urfa’da kaldığı rivâyet edilir. Arap târihçilerine göre “Tufan”dan sonra hazret-i Nûh tarafından kurulan 18 şehirden birisi de Urfa’dır. Buna göre Urfa ilk yerleşim merkezlerinden biri sayılır. Kuruluşundan bu yanaUrfa, yüzlerce efsâne ve hikâyede adı geçmiştir.

Urfa bağrında kurulan dünyânın ilk üniversitesi olarak bilinen Harran Üniversitesi ile ilk çağların kültür merkezi haline gelmiştir. Urfa her köşesinde ve her taşın altında (târihi eser) efsâne yatan Efsâneler diyarıdır. Urfa Sümerler ve eski Babillilerin nüfûzu altında bir müddet bulunmuştur. Anadolu’da ilk siyâsî birliği kuran Hitit İmparatorluğu bu bölgeyi sınırları fethetmiştir. Hititlerden sonra Âsurlular, onlardan sonra da Babilliler tekrar Urfa bölgesine yerleşmişlerdir.  Bu bölge ve Bâbil topraklarını daha sonra Medler ele geçirir. Medlerin yerine geçen Persler bu bölgedeki hâkimiyetlerini sürdürdüler. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, İran Pers Devletini yenerek ortadan kaldırınca bu bölgeyi Makedonya İmparatorluğu sınırlarına bağlamıştır. Makedonya Kralı İskender ölünce, imparatorluk komutanları arasında pay edildi. Bölge, Asya İmparatorluğu Salevkoslarına pay oldu.

Hurrilerin yaşadıkları Murri-Mitanni Devleti bu bölgede canlandı. Krallığın başşehri “Vaşşugar” bugün Suriye sınırı üzerinde Habur Nehri doğusunda Resûleyn kasabasıdır. M.S. 1. asırda Romalılar bölgeye erişmişlerse de Urfa şehri Roma ile Patlar ve bunların yerine geçen Sasaniler arasında mücâdeleye sebep olmuştur. Pat ve Sasaniler bölgeyi daha çok ellerinde bulundurdular. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu bölününce, Fırat ve Torosların ötesi olan Doğu Anadolu bölümü bütün Anadolu gibi Doğu Roma (Bizans)nın payına düştü ve bu bölge Bizans ile İran arasında jeopolitik mücâdele haline geldi. Bizans devrinde Urfa’ya Edessa ismi kondu ve bu şehirde Arâmi kültürü ve Sâmiler hüküm sürdü. Arâmi kralları Bizans ve İran’a harac vermek kaydıyla varlığını sürdürdüler.

Asr-ı Saadette, hazret-i Ömer’in halifeliği zamânında Urfa, Müslümanlar tarafından ele geçirilerek İslâm devletine katıldı. Abbâsîler devrinde ise Urfa ve Harran, iki mühim yerleşim ve kültür merkezi hhaline gelmiştir.

1086’da Selçuklu Türkleri bölgeyi Emir Bozan Bey emrindeki Türk ordusuyla Bizans’ın elinden aldı. Birinci Haçlı Seferinde Urfa, Lâtinlerin hakimiyeti altına girdi. Daha sonra burada bir Haçlı Devleti kurulmuştur. 1098-1146 arasında 48 sene içinde Fransız asıllı 4 kont, Haçlı Devletini yönetti. Zengilerin başkumandanlığındaki Türk orduları bu kontları yenerek esir aldılar ve nihâyet Nûreddîn Zengi Urfa’yı geri alarak kontluğu (Haçlı Devletini) yıktı. Urfa topraklarında Beyteginler isimli bir Türk hanedanı 1144’ten 1233’e kadar 89 yıl hüküm sürdü ve bu devlet Zengilere, Artukoğullarına, Eyyûbilere ve Anadolu Selçuklu Devletine katılarak varlığını sürdürdü.

On üçüncü asır ikinci çeyreğinden sonra İlhanlılar, Türkleşmiş İran Moğolları ve Mısır-Suriye Türk Memlûk İmparatorluğu bölgeyi ele geçirdiler. Akkoyunlular ve Karakoyunlular Mısır-Suriye Türk Memlûk Devletine katılarak bu bölgeyi fethettiler.

Yavuz Sultan Selim Han 1516’da Urfa ve civârını Osmanlı Devleti sınırları içine aldı. Urfa, Osmanlı Devrinde 8 sancaklı “Rakka” beylerbeyliğinin (eyâletinin) çok defâ merkezi olarak kaldı. Osmanlı Devrinde “Ruhâ” veya “Urfa” ismiyle bilinmiştir. Kânûnî Sultan Süleymân Han Irakeyn Seferine giderken iki gün Urfa’da ikamet etti. Osmanlılar zamânında Urfa önemli bir şehir olmak sıfatını korudu ve önemli şahsiyetleri bünyesinde barındırdı . Urfalı meşhurların sonuna Ruhâvî, Rehâvî veya Urfalı tahması takılmıştır. Ünlü Şâir Nâbi Urfalıdır.

Tanzimattan sonra Urfa, Halep eyâletinin 5 sancağından  birine merkez olmuştur. Sancağın 5 kazâsı mevcuttu. Daha sonra Halep’ten ayrılarak kendi başına sancak konumuna gelmştir.

Birinci Dünyâ savaşından sonra 7 Mart 1919’da İngilizler tarafından ele geçirildi ve İngilizler 1 Kasım 1919’da Urfa’yı Fransız işgal kuvvetlerine teslim ettiler. Fransızlar Urfa’da bulunan Ermeni azınlığını silahlandırarak, Ermenilere aşırı imtiyazlar verdiler. Türklere âit malları Ermenilere devrettiler. 29 Aralık 1919’da Urfa’ya atanan hemşehrileri Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ali Saip (Ursavaş) Beyin liderliği altında Fransızları göndermek için teşkilâtlandılar. Siverek’ten Said Bey idâresinde Badıllı Aşiretiyle güneyde Aneze Aşireti Reisleri düşmanı kovmak için gönüllülerini bu teşkilâta kattılar. 15 Ocak 1920’de başlaması düşünülen savaş ikmal zorlukları ile 8-9 Şubat 1920’ye ertelendi. Millî Kuvvetler Fransız işgal birlik komutanına ültimatom vererek yirmi dört saat içinde Urfa’yı boşaltmasını söylediler. Fransızlar reddedince 9 Şubatta Millî Kuvvetler Urfa’nın yarısını kurtardılar. Urfa köylüleriyse Suruç ve Birecik’teki Fransız birliklerini çembere aldılar. 12 Şubat’ta şiddetli çarpışmalar meydana geldi. Urfa Müdâfaası 60 gün devam etti. Fransız askerleri atlarını kesip yemeye başladılar ve cephaneleri bitti. Paris Gazetelerinde asker âilelerinin yazdığı: “Haçlı Seferlerinde yüzbinlerce Hıristiyana mezar olan Türk Yurdu Anadolu’ya, evlatlarımızı bile bile ölüme göndermeye râzı değiliz. Hükümet istifâ etsin!” şeklinde mektuplar yazıldı. Bir Fransız teğmenin:

“Marsilya’dan ayrılıyoruz. Bile bile Türkiye’ye kendi mezbahamıza sürükleniyoruz.” şeklinde başlayan hâtıra defteri Fransız kamuoyunda etkisini göstermeye başladı.

Nihâyet Fransız işgal birlikleri anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldılar. Urfalıların verdiği 60 deve, 20 katır ve Türk askerinin himâyesinde gece karanlığında Urfa’yı boşaltarak, Suruç’a vardılar. 11 Nisan 1920 günü duâ, tekbir, gözyaşlarıyla Urfa Kalesine Türk Bayrağı kıyâmete kadar burada kalsın duâlarıyla asıldı. Urfalılar Fransız askerleriyle kahramanca savaşarak Urfayı düşman işgalinden kurtarmışlardır. Cumhûriyet Devrinde bütün sancaklar gibi Urfa da kendi ismini taşıyan ilin merkezi haline geldi.

Tarihi GeçmişiUrfa KültürüTarihi Geçmişişanlıurfa tarihi bilgi,şanlıurfa tarihi eserleri,şanlıurfa tarihi eserleri nelerdir,şanlıurfa tarihi ve kültürel özellikleri,şanlıurfa tarihi yerleri,şanlıurfa tarihi yerleri ve doğal güzellikleriPeygamberler şehri olarak anılan Urfa’nın 8000 yıl öncesine kadar uzanan zengin bir târihi mevcuttur. Zira hazret-i Âdem ile Havva’nın bir müddet Urfa’da kaldığı rivâyet edilir. Arap târihçilerine göre “Tufan”dan sonra hazret-i Nûh tarafından kurulan 18 şehirden birisi de Urfa’dır. Buna göre Urfa ilk yerleşim merkezlerinden biri sayılır. Kuruluşundan bu...
Paylaş: