Birecik

Birecik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat bölümünde Şanlıurfa iline bağlı 47.034 nüfuslu bir kazadır. Fırat ırmağının eskiden sadece doğu kıyısındayken son yıllarda her iki kıyısı üzerinde, deniz seviyesinden 450 metre yüksekliktedir. Birecik Şanlıurfa’ya 83, Gaziantep’e 63 km mesafededir. Evler, ırmak boyundaki dar bir düzlükte ve bunun gerisinde yükselen dik bir yamaç üzerinde kurulmuştur. Bu yamaç üzerinde bir de kalesi bulunmaktadır. Fırat, Birecik’in bulunduğu noktadan itibaren aşağıya doğru ufak çapta nehir taşımacılığına uygundur. Bundan dolayı, Birecik eskiden beri kara ve nehir ulaşımı arasında bir aktarım yeri olarak ehemmiyet arz etmektedir. Daha sonraki devirlerde İstanbul-Bağdat demiryolu hattının Birecik’ten değil de daha güneyden geçmesi ve kervan ticaretinin eski ehemmiyetini yitirmesiyle ilçe gerilemeye başladı. İnşası 1951’de başlayıp 1956’da sona eren Birecik Köprüsünün yapılması ilçenin önemini yeniden kazandırdı.

Tarihi

Tarihi MÖ 2000 yılına kadar uzanır. Hitit, Asur, Pers, Makedon, Bizans ve Arap egemenliğinin izlerini barındıran ilçe, Selçuklular’dan itibaren Türkler’in hakimiyetine mensub olmuştur. Adını Birtho’dan aldığı rivayet edilmektedir. Birtho Asurilerin konuştuğu kadim Arami dilinde tepe anlamına gelmektedir. Birecik’in en eski yapısı olup 12 burcundan sadece biri ayakta kalan kalenin kayalık bir tepenin üstünde kurulu olması bu olasılığı desteklemektedir. İlçe halkı tahıl ve baklagiller tarımıyla uğraşmaktadır. Antep fıstığı ilçenin ekonomik hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Birecik Köprüsü, Birecik ilçesinde Fırat ırmağı üzerine kurulmuştur. Geçmişte Şanlıurfa-Gaziantep karayolu, Birecik’te kesintiye uğruyor, nehir bu noktada kayık ve sallarla geçildikten sonra seyahate devam ediliyordu. 1951 yılı ortalarında burada bir köprünün yapımına girişildi. 1956 yılı başlarında son bulan Birecik Köprüsü 720 m uzunluğunda ve 10 m enindedir. Yolun her iki tarafında yayaların geçmesi için birer metrelik bölümler yapılmıştır. Birecik tarafında 55’er metre açıklıkta 5 kemer, Gaziantep tarafında ise 26’şar metre açıklıkta 14 bölümü bulunmaktadır.

Kelaynak kuşlarıyla ünlü, Fırat ırmağının cazibesi ile doğal ve tarihi eserleriyle göze hoş gelen bir yerleşim yeridir. Birecik köprüsü Türkiye’nin ikinci uzun nehir köprüsü konumundadır. Birecik kuzeyinde Birecik Barajı, güneyinde ise Karkamış Barajı arasında göl havzasında yer almaktadır. İlçe ekonomisi genelde Antep fıstığı üreticiliğine dayanır.

Coğrafyası

Birecik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat Bölümünde, Şanlıurfa iline bağlı Fırat Nehri kıyısında bir yerleşim yeridir. Birecik ilçesi doğudan Arat ve Babadağları, güneydoğudan Suruç sınırında Beko Dağı ve kuzeybatıdan da Kalazan Dağı arasında kalır. Fırat Nehri üzerindeki yerleşimi, yerleşmenin tarih boyunca önemli bir merkez olmasına vesile olmuş, özellikle Anadolu ve Mezopotamya arasındaki ticarette bir bağlantı noktası olma özelliğini, 19. yüzyılda yakın çevreden demir yolunun geçmesi ve Ortadoğu’nun siyasal yapısındaki değişimlere değin muhafaza etmiştir. Yörede hem kara hem de nehir ticareti önem arz etmiştir. Fırat Nehri hem nehir taşımacılığına, hem de açtığı dar vadi ile kara ulaşımına imkan tanımıştır. Fırat Nehri’nin özellikle Birecik ile Basra Köprüsü’nün arasındaki bölümünde nehir taşımacılığı yapılmaktadır. 1956 yılında Fırat üzerinde Birecik Köprüsü’nün yapılmasıyla yeniden ticaret ve tarımsal etkinlik önemli hale gelmiştir.

Birecikte Turizm

Birecik coğrafi konumu itibarıyla turistlerin çok fazla dikkatini çeken bir ilçe olmamasına karşın tarihi dokusu ve doğal yaşamı sayesinde özellikle kültür gezilerini tercih eden turistlerin dikkatini çekmiştir. Dünyada sadece Fas’ta, Türkiye’de Birecik’te ve çok az sayıda da Suriye’de yaşayan Kelaynak kuşları ilçenin sembolüdür. Türkiye’de yaşayan yaklaşık 100 tanesinin göç etmesine müsaade edilmemekte ve göç zamanı kuşlar kafeslere kapatılmaktadır. Kelaynaklarla ilgili gerek Avrupa gerekse Türkiye kaynaklı kuşları güvenli şekilde göç ettirebilmeyi amaçlayan yeni projeler üzerinde çalışılmaktadır. Kelaynakların yanı sıra son zamanlarda sayıları gittikçe azalan Çizgili İshakkuşu da şehrin bir diğer önemli turizm kaynağıdır. Fakat bilinçsiz yapılaşma sonucunda yaşam alanları olan söğütlükler gittikçe daralmış ve buna bağlı olarak sayılarında azalma görülmüştür. Birecik ilçesinin tarihi simgesiyse şehrin kuzeyinde Fırat’ın doğusundaki bir tepe üzerinde yerleşmiş olan Birecik kalesidir. Kalenin yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte ilk olarak Asurlular zamanında yapıldığı üzerine rivayetler vardır. Üzerinde bulunan 12 burçtan günümüze sadece biri kalmıştır. Şehrin çevresini kuşatan surlar tamamen yıkılmış sadece 2 adet şehir kapısı ve 1 adet burcu kalmıştır. Ayakta kalan kapılar şehrin kuzeydoğusundaki Urfa kapısı ve şehrin kuzeyindeki Meçan kapısıdır. Şehrin kuzeybatısındaki Bağlar kapısı ve güneyindeki Meydan kapısı ise yok olmuşlardır. Şehirde ayrıca Selçuklular zamanından kaldığı tahmin edilen Ulu Camii de önemli tarihi eserler arasında yer almaktadır.(Kaynak Wikipedia)